Merhaba ben aslıhan bardak

Welcome to Blue Screen

March 25 0 Comments

image-thumb63
Sabah evden çıkışım saat 9 civarı,arkadaştayım kahvaltı çay faslı derken,bir telefon ucunda da kardeşim,”Abla bu bilgisayar kafayı yemiş,habire restart atıyor!,mavi ekran çıkıyor“, soruyorum tabi açılışta bir kaç uyarı vermeli güvenli modda aç,ağ bağlantısı ile aç,komutla aç yada windows en son haliyle başlasın tarzı şeyler.Neyse uğraşıyor kardeşim ıh yok nuh diyor peygamber demiyor makina,acil olmasa aramam diyor garip kardeşim,gelmelisin Aslım anlarsın sen.Apar topar ayrılıyoruz arkadaştan,eve gidiyorum derhal,şöyle bir inceliyorum makina boot yapamıyor “

Share and Enjoy:

Share and Enjoy:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Reddit
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Twitter

Technofeed 2009 Blog Ödüllerinde

March 22 1 Comment

vote-769378
Eski yuvam,üzerine titrediğimiz likemindlarımızın vazgeçilmez mevzusu, ilk yazarlık deneyimimi taddığım sosyal medya bloğumuz “Technofeed2009 Blog Ödüllerine adaylığını koydu.Bu girişim başarılı olur yada olmaz,şöyle bir gerçek varki,Technofeed alanında tek,sebebine gelince ekibi tamamiyle üniversite öğrencisi ve üniversite okurken Türkiye’de kurulmuş bu tarz bir platform modeli yok.Sitenin fikir babası Emrah Tokalak diyor ki,”Internet ve teknolojiyle ilgili haber ve feedleri elimizden geldiğince sitemizde yer vermeye çalışıyoruz,dikkat ettiğimiz noktalar elbette var,Haberin güncelliği,henüz bir sitede yayınlanmamış olması ve özgünlüğü.Bu işde sabır çok önemli,bu yola 8 kişi çıktık ve şu an 256 kişilik bir kitleyiz,daha da artacağız,yeni projeler ,yeni fikirler var oldukça Technofeed gelişmeye ve değişmeye devam edecek.”Sitenin içeriğine baktığımızda,kategori olarak oldukça geniş bir yelpazesi var,web 2.0,web 3.0,Yazılım,Donanım,Oyun,Genel,Ekonomi gibi çeşitli etiketler söz konusu.Makaleler sahiplerini ifade ediyor az çok.Herkes bir konu seçmiş ve genel olarak o konu üzerine yoğunlaşmış.Güncellenme oranı pek tatminkar olmayabilir fakat değişmeksizin haftada en az 1 yazı güncellenmekte.Konuya hemen geri dönmek istiyorum,2009 Blog Ödülleri,oylama süreci 11 Nisan – 26 Nisan 2009 tarihleri arasında gerçekleşecek.Bu zaman içerisinde sizlerden istediğim oylamaya katılmanız ve Technofeed’e destek vermeniz.Oyum sana Technofeed,başarılar…

Share and Enjoy:

Share and Enjoy:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Reddit
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Twitter

No more Windows

March 18 3 Comments

windows-ve-linux
İster inanın ister inanmayın,kişisel çalışmalarımı windows ortamında yapmıyorum artık.Yaklaşık 1 aydır dual işletim sistemi kullanıyorum,Vista ve Pardus olmak üzere.Sorun şu ki Vista dan istediğim verimi performansı alamıyorum.Grafik dersim dolayısı ile Vistaya mahkumdum(Gimp‘i öğrenmem biraz zaman aldı).Alışmak pek kolay olmadı Linux açık kaynak kodlu olduğundan her geçen gün yeni bir paket ve özellik eklemekte arayüzüne.Linux ile tanışmam yine bu şekilde oldu,Windowsa kızdım,formatladım ve sisteme Ubuntu(For Human Being felsefisiyle yola çıktım) kurdum.Geçiş dönemi biraz zorluydu .rar ları .zip leri açamıyordum konsoldan,debian paketi indirmek gerekti.Neyse Ubuntu sevdam da Vista gibi kısa sürdü.3 hafta sonra yeniden Windowsa dönüş yaptım.Belli bir süre idare etmeye çalıştım ama olmuyordu hep bir yerde tıkanıyordu Windows.Firefox hep bir problemle karşılaşıp kapatıyordu kendini,VLC playerda aynı şekilde,Tweetdeck ramı olağanüstü kullanıyordu.Akabinde Aslı “Yeter” dedi.2 GB RAM,120 GB HDD ve 2GHZ hıza sahip bir pc den daha büyük bir performans bekliyordum bu nedenle de soluğu PARDUS 2008 de aldım.Herşey minimize edilmiş,kullanıcı dostu,hazır paket yöneticileri ve etkileyici arayüzüyle Pardus benim için vazgeçilmezlerden.Tübitak Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) tarafından geliştirilmekte olan Linux çekirdeği üzerine kurulu ulusal işletim sistemimiz ,prestijimiz Pardus,phyton-django programcılarınada inanılmaz kolaylıklar sağlıyor.Pisi paket yöneticisine gelip,indireceğiniz compilerı yada herhangi bir paketi yazıp aratıyorsunuz sonrada paketi kur diyorsunuz o kadar, program kurulumumuz da oldukça basit.Şiddetle öneririm,eğer bir deneyeyim göreyim diyorsanız,Vmware Server ile deneyebilir(Virtual Machine) yahut görünen köy kılavuz istemez diyorsanız direk kendi sitesinden indirebilirsiniz.

Share and Enjoy:

Share and Enjoy:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Reddit
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Twitter

Proje Üzerine

March 16 0 Comments

Üniversite yıllarının vazgeçilmezi projeler,hangimiz bıkmadık ki,sayfalar dolusu raporlardan,fonksiyonu bulunamayan yazılımlardan,bir türlü dolduralamayan veritabanlarıdan vs.Kimbilir 6 ay önce sıkıldığım oflayıp pufladığım proje belkide benim ekmek kapım yada sizin?Geçtiğimiz günlerde projecilere(proje sahibi ve proje uzmanları) özel bir site yayına girdi.Şimdilik beta ama çok tutulcağa benzer.Peki amacı nedir?Proje maliyetini düşürmek,bedavaya uzman yahut proje arama servisi sunmak.Bununla da kalmıyor projeleri gruplandırıyor,siteye baktığımızda 14 bölüme ayrılmış oldukça geniş tutulmuş sahalar mevcut.Beni şaşırtan diğer bir özelliği ise ingilizce test yayınlarınında bulunması.Ayrıca burdaki üyeleri linkedin platformundada buluşturmak adına bir duyuruya yer verilmiş.Bana kalırsa harika bir site derim,kafamda oluşturduğum bir kaç proje mevcut zaten,hayata geçirmenin vakti geldi bence,lets do it!.

Share and Enjoy:

Share and Enjoy:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Reddit
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Twitter

Last Minute Exam Syndrome

March 05 0 Comments

IELTS sınavıma 2 gün kala durduk yere kendimi sorgulamaya başlıyorum.Yaklaşık 3 ay kadar önce birkaç arkadaşım girdi bu sınava.Söylenilenlere göre zor değil orta derecede,format sınavıymış.Bu şu demek sınav bir kalıpdan oluşuyor,o kalıba biraz göz gezdirip irdelersen,pek bir zorluk çekmiyorsun.Bunun üzerine geçtiğimiz ay Macmillan yayınlarının IELTS Testbuilder kitabını aldım.Sınav 4 bölümden oluşuyor bu kitap her bölüme Further Practice eklemiş.İyi bir çalışmayla tahminimce 1 haftada bitirebilceğiniz bir test kitabı(4 sınav mevcut içersinde).Başlarda hafife alarak yanıldığım,böbürlendiğim(Heh 5 senedir İngilizce eğitim alıyorum, ben yapamıcamda kim yapıcak???????) bu nacizane sınav,ülkemizde her hafta yapılmakta olup fiyatı azcık tuzludur(168 Euro).Peki kimler girer bu sınava,yurtdışında okumak isteyen üniversite ,master ve doktora öğrencileri.Nasıl değerlendirilir?,Şu anki seviye 6.5 olarak belirlenmiş.Reading-Listening bölümü 40 ar soru,6.5 olabilmesi için 25 in üzerinde almanız şart.Writing-Speaking farklı bi değerlendirmeye tabi tutuluyor,akıcı konuşma,bir kelimeyi birden fazla kullanıp kullanmama gibi kriterler vs.Sınav cumartesi saat 8.00 da start alıcak bakalım benim umudum var.Umarım herşey yolunda gider,heyecanlanmadan,panik yapmadan atlatırım.Sınav sonuçları 2 haftaya kalmaz elimizde olur.Bana şans dileyin…

Share and Enjoy:

Share and Enjoy:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Reddit
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Twitter

CEO olunmaz,doğulur diyenlere itafen

February 21 0 Comments


Günlerdir aklımda,CEO ları konu alan bir yazı yazacağım,ha bugün ha yarın beklerken ilham perileri yanımda bitti.Ele aldığım muhteşem 2 liden bahsetmek istiyorum,”Mark Zuckerberg“ve”Pete Cashmore“.Aynı iş sahasında farklı amaca hizmet eden 2 başarılı genç.Onları seçtim çünkü her ikiside hemen hemen aynı yaşlarda CEO sıfatını alarak büyük yükselişe geçmiştir.Öncelikle Mark’dan başlamak istiyorum.Mark Zuckerberg 14 Mayıs 1984 New York doğumlu.Babası diş hekimi annesi psikolog olan Mark ilk programını 10 yaşında yazıyor.Liseye geldiğinde oldukça başarılı bir performans gösterip,gözlerini HARVARD‘ da açıyor.Okulun ilk senesinde en güzel ve en yakışıklıların seçildiği facemash.com adlı bir site kuruyor.Site harvardlı bütün öğrencilerin resmini içermekteydi ve bunları bulmak için okulun veritabanına izinsiz erişmişti.Durum ortaya çıkınca disiplin cezasına çarptırılıyor bay Zuckerberg ardındanda okulu bırakıyor.Daha sonraları yine Harvardlı öğrencileri hitap ederek Harvardlıları tek bir adreste buluşturan facebook‘u kuruyor.Ve facebook 18 ayda abd nin en büyük arkadaşlık sitesinden biri haline gelince,yatırımcıların dikkatini çekiyor haliyle.Sonrası Zuckerberg sitenin bir bölümünü wall street yatırımcılarına 60.000.000 $ a satıyor.Gerisini biliyorsunuz zaten,gün geçtikçe kullanıcı sayısı daha da artıyor(şu an 150.000.000′u geçmiş durumda).Yahoo‘nun 1.000.000.000 $ lık teklifini eliyle itiveriyor Zuckerberg.Sonra düşünüyor rankımı nasıl katlayabilirim?,ampul yanıyor tabi,twitter api, import (flickr,digg,delicious,lastfm vs…) ve en son like butonu.İçimde kötü bir his var,sanki gtalk’uda import özelliğine katacak yakında(google reader zaten dahildi).Herşeye rağmen iyi iş çıkarmış ve bunun karşılığını fazlasıyla almıştır Zuckerberg.Gelelim Pete Cashmore’a.Pete Cashmore 2005 in ortalarında web teknolojileri danışmanı olarak çalışıyordu.Daha sonra vatanı Kuzey İskoçya da kendi sitesi Mashable ‘ı kurdu.Mashable bir çeşit sosyal ağ,ve teknoloji haber sitesiydi.Çok geçmeden site Technorati tarafından oylanan top 10 blog listesinde yer aldı.Site yazarları daha çok The New York Times , The Washington Post ve daha yüzlerce teknoloji yayınlarından alıntılar yapıyordu.2007 yılına gelindiğinde web dünyasının en ünlü 25 isminden biri oldu.2007′nin ortalarında BusinessWeek dergisi tarafından dünyanın en faydalı blogları arasına girdi.Pete San Francisco ve İngiltere arasında sık sık mekik dokumakta.Kendisiyle ilgili daha ayrıntılı bilgileri (resim,bağlantılar ve hesaplar) şu linkde bulabilirsiniz.Fazla bir ayrıntıya yer verilmemiş açıkcası,ancak dış kaynaklardan elde ettiğimiz veriler ışığında yaşının 23 olduğunu yani 1986 doğumlu olduğunu biliyoruz.Bulduğum diğer bilgileride inşallah ilerleyen günlerde paylaşacağım.Bana gelince evet onların izinde yürümek istiyorum,biliyorum ideallerime biraz geç kavuşacağım onlar kadar erken değil belki ama sonunda bende CEO olacağım.

Share and Enjoy:

Share and Enjoy:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Reddit
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Twitter

“Google”lılara…

February 10 0 Comments


Merak edeniniz oldumu bilmiyorum,Google ne anlama geliyor,Nasıl kuruldu,nasıl büyüdü?Google googol sözcüğünün biraz üzerinde oynanması sonucu ortaya çıkmıştır.Milton Sorotta tarafından üretilen googol 1 ve onun ardından 100  sıfırın gelmesiyle oluşan rakamı belirte terimdir.Google bu terimi kullanıyor çünkü şirketin bütün bilgiyi organize etmek gibi bir misyonu var.Peki Google nasıl kuruldu?Stanford’da doktora yapan iki öğrenci, Larry Page ve Sergey Brin, Google’ı 1998′de 25 milyon dolar yasal sermayeyle kurdu.Şirketin Googleplex denen merkez ofisi Kaliforniya da bulunmakta ve yaklaşık 5000 kişilik bir çalışanı bulunmaktadır.Şirketin büyümesi servsileriyle doğru orantılı idi.Hizmet arttıkça kullanıcı sayısıda arttı.Verdiği hizmetler nelerdir;

  • Pek tabi mail hizmeti GMAIL
  • Ajanda hizmeti Google Calendar
  • Google Ofis Hizmeti  Google Docs
  • Uydu fotoğrafları ile Harita Desteği,Google Maps,Google Mars,Google Moon
  • Google Dil Desteği Google Translate
  • Internet Hizmetleri,Google Earth,Google Talk,Google Pack
  • SMS Hizmeti,henüz ülkemizi kapsamasada UK ve  USA için
  • Kişiselleştirilmiş Google Giriş Sayfası IGOOGLE
  • Interaktif RSS Atom okuyucu Google Reader
  • Resim arama motoru  Google Images
  • Video arama motoru Google Videos
  • Blog arama hizmeti Google Blogs
  • En çok arananlar listesi Trends Google

Yukarda bahsi geçen hizmetlerden en  yaygın  gmail zannediyorum.O zaman sizlere daha iyi bir mail servisi için bi kaç firefox eklentisi önerebilirim.

  • Better Gmail(arayüzü değiştirmek için güzel bir eklenti)
  • E mail This(web sayfasındaki  başlıkları yada önemi belirtilen kelimeleri mail olarak gönderir)
  • Gmail Agenda(Gmailin içine entegre edilmiş ajanda servisi)
  • Gmail Checker(Gelen mailleri kontrol eder notifierla aynı görevi görür)
  • Gmail Notifier(gelen-giden mailler ilgili  uyarılar)

Bu eklentilerin dışında kullanışlı 90 eklenti(firefox+gmail eklentisini) bu adresten bulabilirsiniz.

Share and Enjoy:

Share and Enjoy:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Reddit
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Twitter

Laptop Fiyat Araştırması Yaparken…

February 09 0 Comments

3 gün oluyor bookmarklarıma bakmamışım.Yine bir yığın birikmiş konu,yine ihmal ettiğim bir kaç iş.Herneyse en çok okunan haberlere  göz gezdirirken bir haber dikkatimi çekti.Haberin başlığı “Hindistanda 16 liralık dizüstü”,sonderece şaşırtıcı ama gerçek.Bana geçen yılki “One Laptop Per Child” projesini anımsatsada hedef kitle farklı.Habere göre üniversite öğrencileri ve akademisyenler için tasarlanmış Sakşat isimli dizüstü 2 GB bellek ve kablosuz internet erişimi sağlıyor.Peki neden bu kadar  ucuz?Şöyle ki ülkedeki üniversite öğrenci sayısı çokda büyük bir oranda değil.Bu oranı arttırmak adına böyle bir kampanya başlatmışlar.Batı dünyası her ne kadar tepki göstersede bence güzel ve gerekli bir uygulama.Kimi firmalar hesap makinesi bozması diye yorumlarken kimiside 20 $ a dizüstü ekranının bile yapılamayacağını söylüyor.Günümüzde bile iyi bir laptop nerden baksanız 900  $.Açıkcası o fiyata çokda iyi bir hizmet beklemiyorum,paranın tam karşılığı olucak gibi.Hindistan bu sayede  hem kendi reklamını yapacak hemde dış pazar satışını güçlendiricek.Başlangıcı öğrenci ve akademisyenlerle yapsada,şundan eminim önümüzdeki yıl “Herkese 50 liralık dizüstü” şeklinde haber başlıklarıyla karşılaşacağız.

Kaynak:Yahoyt

Share and Enjoy:

Share and Enjoy:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Reddit
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Twitter

KİTAPLARDAN UYARLAMA DİZİLER

February 05 0 Comments

Kitaptan uyarlanan diziler hakkında yorum yapmak istiyorum.Geçen akşam boştum.Televizyonu açtım.Kanalları zaplarken Ayşe Kulin’in “Gece Sesleri” kitabından uyarlanan aynı ismi taşıyan dizi gözüme çarptı.Gayet objektif bir biçimde incelemeye koyuldum.Aslında bakarsanız kötü bi yapım değil aksine güzel bir dizi olmuş. Fakat ben bu dizinin Ayşe Kulin’in kitabından uyarlama olduğuna pek inanmadım.Kitaptaki hikayenin bu dizide çarpıtıldığını düşünüyorum.İsimler ,karakterler dizide doğru bir biçimde verilmiş. Fakat ben kitabını okurken aldığım zevki,izlerken alamadım.Günümüze uyarlama olduğu için, kitabı okurken kafamda canlandırdığım hikayeye çok ters olduğunu farkettim.Bu dediklerim sadece “Gece Sesleri” dizisi için değil ,kitaptan uyarlanan diğer diziler içinde geçerli…Reşat Nuri Güntekin’in iki ölümsüz eseri olan “Yaprak Dökümü” ve “Dudaktan Kalbe” ,Halid Ziya Uşaklıgil’in eseri olan “Aşk-ı Memnu” bunlardan sadece bazılarıdır… Senaristler senaryoyu yazarken günümüze uyarlamamalılar.Bence o zamanı canlandırmak çok daha büyük bir başarı.Ben senaryoyu günümüze uyarlamanın kitaba ve kitabın yazarına yapılmış bir saygısızlık olarak sayıyorum.Emeğe ve emekçiye saygısızlık… Umarım size bu konu hakkındaki tepkilerimi iyi bir şekilde belirtmişimdir.

Share and Enjoy:

Share and Enjoy:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Reddit
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Twitter

Yeni Buluşum Cem Adrian

February 04 2 Comments


Keşfetmekde geç kaldım farkındayım,kızıyorum kendime bi tarafdan,nasıl dinlemezsin bu zamana kadar!O nasıl bir ses Tanrım,ortalama bir insandan 3 kat daha uzun ses tellerine ve 7 oktavlık ses genişliğine sahip.İnanılmaz değil mi?Normal bir insanın ses teli 1.5 cm imiş,haliyle Cem de bu uzunluk 4.5 cm oluyor.Yaşıda genç 1980 Edirne doğumlu Cem Adrian.Müziğe ilgisi ortaokul sıralarında başlıyor,besteler radyo programları birbirini izliyor o dönemde.18 yaşına kadar katlanıyor bu merak daha çok şey öğrenmek istiyor,tiyatro ve fotoğrafcılık eğitimi alıyor.Yaklaşık 6 sene çalıştığı radyoya güzel anılar bırakıyor,250 şarkı kaydediyor radyonun kayıt stüdyosunda.2003 yılına gelindiğinde İstanbul’da Mystika isimli etnik müzik grubunda solist ve dansçı olarak bir çok mekanda sahne alıyor.Ve hayatının dönüm noktası “Fazıl Say” ile tanışıyor.Olay şöyle gelişiyor.Kahramanımız Fazıl Say’ın yakın bir arkadaşına daimi olarak fal bakıyor(aslen müşterisi).Tabi Cem’in müzisyen olmak istediğini biliyor.Kendi bestelerinden oluşa demoyu veriyor ona.Demo Fazıl Say ‘ a ulaşıyor,aynı günün akşamı telefonu çalıyor Cem’in.Hattın diğer ucunda Fazıl Say,yemek davetinde bulunuyor!!!Böylelikle tanışıyorlar ve onu Bilkent Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesine özel öğrenci statüsünde eğitime başlatıyor.Bilkent Senfoni Orkestrası’nın şefi,aynen şunları söylüyor Cem Adrian için,”Çok kullandığı için yıpranmış ama böyle bir ses dünyaya bin yılda bir gelebilir”.Gerçektende öyle,sesini kategorize edemiyorunuz bas, bariton, tenor, kontrtenor, alto, soprano,hepsi onun sesi.İlk dinlediğimde ayırt etmekte hayli zorlandım,kimi zaman kadın kimi zaman çocuk tınısı hissediliyor sesinde.”Bana Özel” parçası şu anki favorim,ve az önce bahsi geçen tınıları en çok bu şarkıda hissediyorsunuz.Yeni keşfim ve dünyanın 8. harikası,müzik kariyerinde başarılar diliyorum.

Share and Enjoy:

Share and Enjoy:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • LinkedIn
  • Reddit
  • FriendFeed
  • StumbleUpon
  • Twitter